karanfili yüreğinde taşıyan kız
15/12/2009 ·
Karanfili yüreğinde taşıyan kız bir sabah göğe kaldırdı bakışlarını. ne dururluğu vardı iyi çocukları dile getiren ne umman umman maviliği... karanfili yüreğinde taşıyan kız soluk soluğa; canhıraş bir eda ile baktı toprağa pare pare paralanmış yüreğini gördü kan u revan içinde... ne taş kesildi ne lalü ebkem. sade yanlızlığına hayıflandı... karanfili yüreğinde taşıyan kız Ademden bu yana göğe nakışlı, göğe bakmada, gökten ağmada. duru sabah ayazlarında avuçlarımı açtım; onun için keşkül diledim, sağan ekmek diledim. uzaklardan tanıdık sesler geliyordu keman sesleri, viyolonsel sesleri. bir çümbüşü yaşarken bahar, tohum olup düşerken toprağa karanfil onu ben yüreklere eklemledim. düşler gördüm karanfili düşler. ormanların arasında seyre dalmışken ve unutamamışken kanırtılmış hafızamı ve dahi hatıralar böyle içlendirirken her iç çekişimde yüreğimi unuttum unuttum unutulan yerde. gözlerimi açtım karanfili yüreğinde taşıyan kız paslı aşkları yaşıyordu soğuk kumlarda. sonbahardan kalan kumlar...
Açtım gözlerimi, bakışlarını görmek için. benim gözlerim, gözlerim benim renk körü. bilemez bilebilir mi Işığın yansımasını sinemde.
Yorum (1) Yorum yaz!